Zeytin

Zeytin (zeytun) : Zeytingiller familyasından; Akdeniz havzasında, makilerde yabani olarak yetişen, fakat bütün Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen, yaprak dökmeyen, eğri, büyük gövdeli, sık dallı, 5-20 m yüksekliğinde uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları yeşil renkli olup, derimsi ve karşılıklı dizilişlidir. Çiçekleri beyazımsı sarı renkli olup, salkım durumundadır. Meyve önceleri yeşil, olgunlaştığı zaman parlak siyah renklidir. Meyvelerinde zeytinyağı çıkarılır. eytinyağının içeriğinde olein, palmitrik, steraik ve linolik asitlerin gliseritleri, hidrokarbonlar ve E vitamini vardır. Ev ilaçlarında zeytin tanesi, yaprakları, kabukları ve yağı kullanılır.
Faydası : Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Eczacılıkta, bazı ilaçları hazırlamakta kullanılır. Yaprakları ve kabukları, yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Taneleri de besleyicidir.

Anasayfa, Zeytin kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Zeytinin Faydaları

“İncire ve zeytine andolsun.” (Tin Suresi, 1)

Zeytin… Sahip olduğu besin değeri ile insan sağlığını koruyan bir mucize…

Çok eski çağlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla önemini daha da arttırmış, sofralardaki daimi yerini alarak insan sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur. Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını arttırmaktadır.

Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

“Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 10-11)

Besin Kaynağı: Zeytinyağı

Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da, önemli bir besin kaynağıdır. Kuran’da zeytin ağacının yağına şu ayetle dikkat çekilmiştir:

“Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir.” (Nur Suresi, 35)

Yukarıdaki ayette “mubareketin zeytunetin” ifadesiyle, zeytin “bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan” anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. “Zeytuha” ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyağının sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Faydaları:

Zeytin ve zeytinyağının içinde yağ asitleri bulunur. Bu asitlerin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış omega-6 (linoleik asit) yağlarıdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır.

Bu konuda yapılan çalışmalarda, 1 hafta boyunca her gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir… Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.

Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir.

Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ortaya çıkarmıştır.

Kanseri önlemedeki rolü:

The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermiştir. New York’ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol’ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterol’ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır.

Oxford Üniversitesi’ndeki doktorlar tarafından yürütülen son araştırmada da, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koru- yucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir. Oxford araştırmacıları aynı zamanda zeytinyağının safra asidi miktarını azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlı enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artışına ve kansere karşı koruyucu olduğunu keşfetmişlerdir.

Ayrıca araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme riski azalmaktadır.

Kemik gelişimine yardımcı olması:

İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olması, kalsiyum kaybını engelleyerek kemikleri güçlendirmesi bakımından zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaşlılara da özellikle tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydır ve minerallerle vitaminlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını da engeller. Kemikler organizmanın mineral yapılarının deposunu oluşturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadığı takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkısı vardır. (Harun Yahya, Koku ve Tat Mucizesi)

Yaşlanmayı önlemesi:
Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize “serbest radikal” denilen bazı maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.

Tansiyon düşürücü:

Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.

İç organlara faydaları:

Zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.

Yüzyıllar Öncesinde Bildirilen Gerçek…

Görüldüğü gibi bugün birçok bilim adamı zeytinyağını esas alan beslenme modelinin en ideal model olduğunu düşünmektedir. Bu özelliklerinden dolayı günlük beslenme programında her öğünde bulunması gereken en temel besinler zeytin ve zeytinyağı olarak belirtilmektedir. Allah’ın pek çok ayette dikkat çektiği zeytin bitkisinin faydaları, ancak tıp biliminin gelişmesiyle keşfedilmiştir.

Besin Uzmanlarının ve Tıp Dünyasının Mucize Besini Keşfi…

Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir. Uzmanların yorumlarından bir kısmı şöyledir:

Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloji Bölümü Başkanı Dr. Dimitrios Trichopoulos: “Amerikalı kadınlar doymuş yağların yerine daha fazla zeytinyağı tüketmiş olsalardı göğüs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerçekleşebilirdi.” “Zeytinyağı bazı habis tümör türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahiptir: Prostat, göğüs, kolon, pullu hücre ve yemek borusu tümörleri.”

Sağlık ve beslenme konusunda önde gelen otoritelerden biri, CNN’in ödüllü muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczacılığı) ve Food-Your Miracle Medicine (Besin- Mucize İlacınız) adlı kitapların yazarı ve uluslararası bir köşe yazarı olan Jean Carper: “İtalyanlar tarafından yapılan yeni bir araştırma zeytinyağının, LDL kolesterolünün atardamarları tıkama özelliği de dahil olmak üzere bazı hastalık süreçleriyle savaşan …antioksidanlar içerdiğini bulmuştur.”

Diyetisyen ve beslenme uzmanı, The Pyramid Cookbook: Pleasures of the Food Guide Pyramid (Piramit Yemek Kitabı: Besin Rehberi Piramidinin Lezzetleri) adlı kitabın yazarı olan Pat Baird: “Zeytinyağının çok yönlülüğü… Uzun zamandır var olan zeytin ve onun beden sağlığına olan faydası hakkında daha öğreneceğimiz çok şey var.”

Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden D. Peck: “Zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkarılmıştır…”

Milano Eczacılık Fakültesi’nden Bruno Berra: “… natürel sızma zeytinyağının küçük polar bileşenleri LDL’nin oksidasyona olan direncini belirgin şekilde artırır.”

II. Federico Üniversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini: “Zeytinyağı insülin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrolünü sağlar.”

Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’ndan Frank Sacks: “Zeytinyağı açısından zengin bir diyet aşırı şişmanlığı kontrol altına almada ve tedavi etmede düşük yağlı bir diyetten daha etkilidir. Ayrıca daha uzun süreli kilo kaybına neden olur ve kiloyu korumak daha kolaydır çünkü güzel bir tadı vardır.”
Çocukların gelişimine katkısı:

Zeytin ve zeytinyağı, içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yağ asidi) ötürü yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece faydalı besinlerdir. Linoleik asidin eksikliği, gelişimin yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur.

Zeytinyağı vücudumuzdaki zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük önem taşıyan yağ asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.

Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli bir çoklu doymamış bileşime sahiptir. İnsan vücudu tarafından elde edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır. Bu faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı kılmaktadır.

Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.

Zeytin kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Organik Zeytin Yetiştiricliği

1. Organik Zeytincilik:

Zeytin üretiminde insan sağlığına zararlı kimyasal gübre ve ilaçları kullanmadan, sadece yönetmeliklerde izin verilen girdilerin kullanılabildiği, çevre, hava, toprak, su kaynaklarını kirletmeden ve insan sağlığına zarar vermeden yapılan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal bir üretim şeklidir. Üretimde miktar artışının yanında ürünün kalitesinin de yükselmesi amaçlanır.

Organik zeytin yetiştiriciliği, geleneksel zeytin yetiştiriciliğinden çok farklı bir üretim sistemi değildir. Ancak, daha fazla bilgi, deneyim, takip ve hassasiyet ister. Organik olarak üretilecek zeytinler, geleneksel olarak üretilen zeytinlere göre biraz daha pahalıya mal olmaktadır. Bu nedenle bahçe kurulurken yer seçiminde dikim aralık ve mesafeleri, terbiye şeklinden sulama ve gübrelemeye, hastalık ve zararlıların kontrolüne kadar tekniğine uygun bir şekilde yapılması gerekir.

Zeytin, organik olarak yetiştiriciliği yapılabilecek en kolay türlerden biridir.
2. Dünyada Organik Zeytin Yetiştiriciliği:

Türkiye organik zeytin üreten ülkeler arasında İtalya (106.938 ha), İspanya (91.485 ha), Yunanistan (39.636 ha), Portekiz (28152 ha) ve Tunus (27730 ha)’tan sonra 2845 ha alanla 6. sırada yer almaktadır.
3. Türkiye’de Organik Zeytin Yetiştiriciliği:

2007 yılı verilerine göre 16 ilde, 15.339,62 ha alanda 12.093,41 ton organik zeytin üretilmiştir. (TKB, 2008).

Ülkemizde organik zeytin üretiminde İzmir ili 3.463,94 ton üretim ile ilk sırada yer almaktadır.  
4. Yasal Düzenlemeler:

Ülkemizde organik tarım faaliyetleri, 3 Aralık 2004 tarih ve 25659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5262 sayılı Organik Ürünlerin Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesi’ne dair “Organik Tarım Kanunu” ve bu kanuna ilişkin olarak hazırlanan 10 Haziran 2005 tarih ve 25841 sayılı “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik”e göre yürütülmektedir.

Organik Tarım Kanunu’nun ilgili maddelerine göre;

    * Organik zeytin üreticilerinin zeytinlerini organik zeytin olarak değerlendirebilmeleri için öncelikle zeytinlerini Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilen, yetkilendirilmiş bir kuruluş kontrolünde yetiştirmesi gerekir.
    * Üreticiler, organik zeytin yetiştiriciliği yaparken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan ve çıkarılacak olan yönetmeliklerin hükümlerine uymak zorundadırlar.

Bu maddedeki hükümlere uymayan zeytin üreticilerine 10.000 TL idari para cezası verilir.

    * Organik zeytin üreticileri, kontrol veya denetim aracı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşların yetkililerine; işletmeye giriş izni vermek ve muhasebe kayıtları ile diğer ilgili dokümanlarını göstermek zorundadırlar. Bu maddeye aykırı davranan zeytin üreticilerine 20.000 TL idari para cezası verilir.
    * Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu tarafından sertifikalandırılmamış zeytinlerin, organik zeytin adı altında satıldığının tespit edilmesi durumunda satan kişiye 10.000 TL idari para cezası verilir.
    * Denetimleri engelleyen kişi ve kuruluşlara da 10.000 TL idari para cezası verilir.

5. Organik Zeytincilik Yapılabilecek Yerlerin Seçimi:

Organik zeytincilik, zeytin yetiştiriciliğinde uygun olan birçok yerde yapılabilir. Yer seçiminde, yetiştiricilik yapılacak bölgedeki iklim değerleri, toprak özellikleri, sulama durumu, zeytin hastalık ve zararlılarının yoğunluğu dikkate alınmalıdır.

Geleneksel yetiştiricilik yapılan tarım alanlarının arasında kalan küçük zeytin bahçelerinde, geleneksel alandan gelebilecek herhangi bir ilaç bulaşma riskine karşı organik zeytin yetiştiriciliği yapılmamalıdır. Büyük alanlarda yapılacak organik zeytin yetiştiriciliğinde ise, ilaç bulaşma riskine karşı bitkilerden yapılmış çitler ile koruyucu sistemler oluşturulmalıdır.
6. Organik Zeytincilikte Dikim Mesafeleri ve Üretim Sistemleri:

Organik zeytin yetiştiriciliği yapılacak bahçeler, hastalık ve zararlıların doğal yöntemlerle kolaylıkla kontrol edilebilmesi için taç içine daha fazla ışık ve hava girecek şekilde kurulmalıdır, sık dikim organik zeytin yetiştiriciliği için uygun değildir.

Çeşit seçerken iklim özellikleri dikkate alınmalı, rüzgarlı ve don zararı olan yerlerde soğuğa dayanıklı çeşitler seçilmeli; nemli ve soğuk bölgelerde halkalı leke hastalığına duyarlı çeşitler seçilmemelidir.

Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü tarafından ülkemizde ticari olarak üretimi yapılan zeytin çeşitlerinden büyük taç yapısına sahip olan (Domat, Uslu, Tavşan Yüreği, Çelebi) çeşitlerde dikim mesafeleri 6×8 m, 7×7 m, orta büyüklükte taç yapısına sahip olan çeşitlerde (Ayvalık, Memecik, Erkence, Manzanilla, Kilis Yağlık, Nizip Yağlık) 5×7 m, 6×6 m küçük taç yapan çeşitlerde (Trilye) ise 5×5 m, 4×6 m mesafelerde dikilmesi tavsiye edilmektedir.
Organik yetiştiricilik yapılan zeytin ağaçlarında merkezi lider sistemi yerine merkezi açık sistemler tercih edilmelidir.  
7. Organik Zeytincilikte Üretime Başlama:

Organik zeytin yetiştiriciliğine başlamaya karar veren bir üretici, çevre ve organik yetiştiriciliğe gereken duyarlılığı gösterebilmesi için üretime başlamadan önce organik tarımın temel ilke ve amaçları konusunda bilgi sahibi olmalıdır.
Organik zeytin yetiştiriciliği yapmaya karar verildiğinde, alınacak ürünlerin organik zeytin olarak satılabilmesi için “organik ürün” ve “organik zeytin” sertifikasına sahip olması gerekir.

Organik zeytin sertifikasını alabilmek için iki yol vardır:

1. Yol: Organik zeytin yetiştirmeye karar veren bir zeytin üreticisi, bireysel olarak organik zeytin yetiştiriciliği yapabilir. Bunun için üretime başlamadan bir yıl önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Organik Tarım Komitesi (OTK) tarafından Türkiye’de yetkilendirilen herhangi bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna başvurarak, yetiştirdiği zeytinlerin organik zeytin olarak değerlendirilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını ister. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu (KSK) yetkilileri, başvuran üreticiye organik zeytin yetiştiriciliğinde uyulması gereken kurallar hakkında bilgi verir. Üretici, organik zeytin yetiştiriciliği ile ilgili bilgiye ihtiyaç duyuyorsa, bunun için kontrol ve sertifikasyon kuruluşu dışında bir danışmana veya kuruma başvurmalıdır. Zira kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarında çalışan kontrolörlerin danışmanlık yapmaları yasaktır.

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna başvuru için gerekli bilgi ve belgeler şunlardır:

-Müteşebbisin adı, adresi, üzerinde TC Kimlik numarası bulunan kimlik bilgi ve belgeleri,
-İşletmenin yeri, konumu,
-Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda ise araziye ait kroki,
-Müracaat edilen arazinin ve arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna dair bilgi ve belgeleri, 
-Gıda işleyen işyeri ise “Çalışma İzni ve Gıda Sicili Belgesi”, “Üretim İzin Belgesi”

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, başvuruda bulunan üreticinin zeytin bahçesini inceleyerek organik zeytin yetiştiriciliğine uygun olup olmadığına karar verir. Organik zeytin yetiştiriciliği için uygun bulunan üretici, başvurduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme yapar. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu üretici adına gerekli dokümanları hazırlayarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bildirir.

2. Yol: Organik zeytin yetiştiriciliğine karar veren bir zeytin üreticisi, organik zeytin yapacağı bölgede organik tarım projesi olan bir firma, bir üretici grubu, Ziraat Odası, bir kooperatif, bir birliğin projesine katılarak da organik zeytin yetiştiriciliği yapabilir. Bunun için projesine katılmak istenen yukarıdaki ilgili kurum veya kuruluşlardan biri ile sözleşme yapılmalıdır. Sözleşmeden sonra proje sahibi kişi veya kuruluş, üreticinin organik zeytincilik yapabilmesi için üreticiden yukarıda belirtilen gerekli bilgi ve evrakları alarak, üretici adına yine üretime başlamadan bir yıl önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Organik Tarım Komitesi (OTK) tarafından Türkiye’de yetkilendirilen herhangi bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna başvurarak, projesine aldığı üreticiyi bildirir ve bu üreticinin yetiştirdiği zeytinlerin organik zeytin olarak değerlendirilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını ister.

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu üreticinin durumunu inceleyerek organik zeytincilik için uygun olup olmadığına karar verir. Organik zeytincilik için uygun bulunan üretici, sözleşme yaptığı firma, ziraat odası, üretici grubu, kooperatif veya üretici birliğinin projesi içinde organik zeytincilik yapmaya başlar.

Küçük alanlarda yapılacak organik zeytin yetiştiriciliği için kontrol ve sertifikasyon maliyetleri yüksek olacağından bu gibi küçük alanlarda organik zeytin üretimini bir firmanın projesine katılarak yapmakta yarar vardır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir firmanın projesi altında organik zeytin yetiştiriciliği yapılmaya başlarken, firma ile üretici sözleşme imzalar. Üretici bu sözleşme ile yetiştireceği zeytinleri organik tarım kurallarına uygun olarak yetiştireceğini ve elde ettiği zeytinleri sözleşme yapılacak firma dışında da satmak isteyen üreticilerin iyi karar vermeleri gerekir.

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme yapan üretici veya firma projesindeki üreticilerin bahçeleri geçiş sürecine alınır.
8.Organik Zeytincilikte Geçiş Süreci:

Organik zeytinciliğe başlanıldığında elde edilen ürünler hemen “organik zeytin” olarak değerlendirilemez. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme imzalandıktan sonra, yetiştirilen zeytinlerin organik zeytin olarak değerlendirilebilmesi için 3 yıl geçiş süreci vardır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, geçiş sürecini organik zeytinciliğe başlamadan önce yapılan işlemlerin durumuna göre 1,5 yıla kadar uzatabilir veya kısaltabilir. Geçiş sürecine alınan zeytinler “Organik Tarım Geçiş Ürünüdür” etiketiyle pazarlanabilir, organik olarak pazarlanamaz.
Geçiş dönemi süresince üreticinin sözleşme imzaladığı Kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna bağlı kontrolörler organik zeytin yetiştiriciliği yapılan bahçeyi haberli, habersiz kontrol ederler. Yapılan kontroller sırasında, kontrolörlerce TC Organik Tarım Yönetmeliği’nde belirtilen girdiler dışında girdilerin kullanılmadığı, yapılan üretimin çevreye zarar verilmeden, çevre kirliliğine neden olmadan, erozyon ve toprak kaybını önleyecek, toprağın verim gücünü koruyup arttıracak şekilde yapıldığının belirlenmesi durumunda geçiş sürecinin sonunda yetiştirilen zeytinlere “organik zeytin” sertifikası verilir.
9. Organik Tarımda Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları:

Türkiye’de organik ürünlerin üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek ve sertifikalandırmak için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, bağımsız kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarına yetki vermektedir. Bugüne kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı adına Türkiye’de organik tarımı kontrol etme ve sertifikalandırma yetkisi, sekiz yabancı (BCS, CERES, CU, ECOCERT-SA, ICEA, IMC, IMO, NISSERT) ve beş yerli (ANADOLU, EKO-TAR, ETKO, ORSER, TÜRKGAP) olmak üzere onüç kontrol kuruluşuna verilmiştir. (TKB, 2008) Bu kuruluşların 7 tanesinin merkezi İzmir’de, 3 tanesinin Ankara’da, 2 tanesinin Mersin’de, diğerinin ise Yalova’dadır. Bu kuruluşların yürüttükleri tüm faaliyetler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı adına olup, bu kuruluşlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na karşı sorumludur.
10. Organik Zeytincilikte Uygulanan Kültürel İşlemler:

 Organik zeytin yetiştiriciliğinde de konvansiyonel (geleneksel) yetiştiricilikte yapılan budama, toprak işleme vb. bakım işlemleri uygulanır.

Engebeli arazilerde kurulu zeytin bahçelerinde, erozyon ve toprak kaybını önlemek için bahçenin gerekli yerlerine teraslama yapılmalıdır. Organik zeytincilik yapılacak bahçe yeni tesis ediliyorsa, arazi meyilli ise kontur ve şeritvari dikim yöntemi uygulanmalıdır.

Topraktaki organik madde miktarı, toprak işleme ile doğru orantılıdır. Toprak işlendikçe, organik maddenin ayrışması hızlanır. Toprağın organik madde içeriğini yeniden arttırmak hem pahalı hem de zordur. Bu nedenle toprak işleme yapılmamalı, yapılacaksada mümkün olduğunca az ve yüzeysel olarak yapılmalıdır. Toprağı devirerek toprak işleyen toprak işleme aletlerinin yerine, kazayağı, tırmık, diskaro gibi toprağı yüzeysel, yırtarak işleyen toprak işleme aletleri, daha az sıkıştıran tarım makineleri ve traktörler kullanılmalıdır.

Organik zeytincilikte damlama sulama veya mini spring sulama sistemi tercih edilmelidir. Hastalık ve zararlılar için uygun ortam sağlayan ve toprağın yapısını bozan aşırı salma sulamalardan kaçınılması gerekir.
11. Organik Zeytincilikte Gübreleme:

Gübreleme, toprak ve yaprak analiz sonuçlarına dayanılarak yapılır. Organik zeytin yetiştiriciliğinde kimyasal ve sentetik gübrelerin kullanılması yasak olduğundan toprak analiz sonuçlarına göre sadece 25841 sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin yönetmeliğin 6. Kısım Ek-1’de izin verilen gübreler kullanılabilir.

Zeytin ağacı diğer meyvelerde olduğu gibi tın ve killi- tın bünyeli toprakları sever. Ancak yetiştirilen bölgenin özellğine bağlı olarak taban suyu yüksek, tuzlu ve çok ağır killi toprakların dışında her tür toprakta da yetiştirilebilir.

Zeytin koşullarına bağlı olarak topraktan en fazla azot ve potasyum kaldırır. Klaiteli zeytin elde etmek için özellikle potasyumlu gübrelemeye ağırlık verilmeldir. Potasyum noksanlığında yapraktan deniz yosunu uygulaması yapılabilir (Organik tarımda kullanılabilecek deniz yosunu ticari markasına göre %4-11 potasyum içerir.) Potasyum kaynağı olarak silvit, silvinit, karnalit, langbaynit, kainit gibi potasyum içeren minerallerden de yararlanılabilir.

Fosfor kaynağı olarak ince öğütülmüş toz fosfat kayaları kullanılır.

Organik gübreler ise zeytin yetiştiriciliği yapılan toprakların fiziksel ve biyolojik özelliklerini iyileştirir. Hafif veya ağır bünyeli toprakları, daha fazla işlenebilir hale getirir, havalanmasını ve su tutma kapasitelerini arttırır. Toprakta mikroorganizma faaliyetini arttırarak, kullanılamaz formdaki makro ve mikro besin elementlerini kolay kullanılabilir hale getirir.

Organik tarımda kullanımına izin verilen organik gübreler; çiftlik (ahır) gübresi, yeşil gübreler ve komposttur.

Çiftlik gübresi, organik yetiştiricilik için çok önemli bir gübredir. Büyük ve küçükbaş hayvanların katı ve sıvı dışkıları ile yataklık amacı ile kullanılan bitkisel materyallerden oluşur. Kullanılmadan önce analiz yaptırılmalı, içeriği belirlendikten sonra anlaşma yapılan kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarından izin alınarak uygulanmalıdır. Çiftlik gübresi olarak üreticinin kendi hayvanlarından elde ettiği gübre kullanılabilir. Eğer yeterli miktarda yoksa organik tarım uygulanan ve ekstansif tarım yapılan alanlarda yetiştirilen hayvanlardan elde edilen gübrelerde olabilir.

Organik çiftlik Organik çiftlik gübresi yeterli miktarlarda bulunamıyorsa, yeşil gübre bitkilerinden yararlanılır. Yeşil gübre bitkileri toprağı organik madde bakımından zenginleştirir, toprak mikroorganizmalarının besin kaynağıdır. Yeşil gübre bitkisi olarak, bezelye, fiğ, bakla, yulaf yetiştirilebilir. Bu bitkiler sonbaharda toprağa ekilir, çiçeklenmenin başında sürülerek toprağa karıştırılır. Toprağa verilecek azot miktarı yeşil gübre bitkisinin azot içeriğine göre belirlenir.

Organik çiftlik gübresine bir diğer alternatif de komposttur. Kompost, budama artıklarından elde edilebileceği gibi zeytin karasuyu ve zeytin pirinasının kompostlaştırılması ile de elde edilebilir.

Hayvansal kaynaklı ürünler ve yan ürünler (kan unu, tırnak unu, boynuz unu, kemik unu, balık unu, et unu, öğütülmüş deri veya kürk unu, sütçülük ürünleri artıkları) de kullanılabilir.

Makro ve mikro element eksikliğinde, kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarından onay almış spesifik ürünler de kullanılabilir. İhtiyaç duyulan makro elementler topraktan uygulanmalı, mikro elementelerin uygulanmasında ise yaprak spreyleri tercih edilmelidir.

Zeytin bor noksanlığına karşı hassastır. Bor noksanlığını gidermek için, çiçeklenme öncesi ve meyve bağladıktan sonra %0,4’lük boraks yapraktan uygulanmalıdır. Uygulamalar akşam saatlerinde yapılmalıdır.

Zeytinde noksanlığı en çok görülen elementlerden biri de çinkodur. Bu noksanlığa karşı yapraktan çinko şelat uygulanır. Bir uygulama yeterlidir.

Kalsiyum eksikliğinde, kireçleme veya dolomit, jips vb mineraller öğütülerek toprağa karıştırılır. Jips, dolomit, epsomit kalsiyum ve magnezyum taşıyıcısı olarak değerlendirilebilir.

Kükürt taşıyıcısı olarak doğal kükürt madeninden yararlanılır. Demir taşıyıcısı olarak demir sülfat ve demir karbonat, bor taşıyıcısı olarak borattan yararlanılabilir.

Toprak nemini tutması ve toprağın işlenebilirlik özelliğinin arttırılması için perlit kullanılır. Toprak neminin muhafaza edilmesinde koruyucu materyallerden yararlanılabileceği gibi malçlama da yapılabilir.

Organik zeytin yetiştiriciliğinde kullanılacak olan gübrelerin etiketlerinde TC Organik Tarım logosunun yanı sıra mutlaka Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan yetki almış kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarından herhangi biri tarafından organik tarımda kullanılmasına izin verildiğini belirten “Organik tarımda kullanılabilir” ifadesinin bulunması gerekmektedir.
12. Organik Zeytincilikte Yabancı Ot Kontrolü:

Zeytin bahçelerinde yabancı otların baskı altına alınması vetopraktaki suyun korunabilmesi için örtü bitkisi ekilebilir. Yabancı ot kontrolü için plastik malç veya saman gibi bitkisel materyallerde kullanılabilmektedir.
13. Organik Zeytincilikte Bitki Koruma:

Organik zeytin yetiştiriciliği yapılan bahçelerdekonvansiyonel yetiştiricilik yapılan zeytin bahçelerinde olduğu gibi pek çokhastalık, zararlı bulunmaktadır. Organik zeytin yetiştiriciliğinde hastalık vezararlılar değişik yöntemlerle kontrol altına alınabilir.

Organik yetiştiricilik yapılan bahçelerde bulunan hastalık,zararlı, yararlı böcek türleri ve yabancı otların mücadelesi birliktedüşünülmelidir. Hastalık ve zararlılarla organik mücadelede başarılı olabilmekiçin zeytinde zarar yapan hastalık ve zararlıların tanınması, nerede, nasılyaşadığının veya oluştuğunun bilinmesi, mücadelenin bu bilgilere göre yapılmasıda çok önemlidir. Örneğin, zeytin bahçelerinde görülen sabit zararlılara karşıbiyolojik mücadelenin şansı yüksekken, uçucu böceklerde biyolojik mücadeleninbaşarı şansı azdır. Bu türler daha çok izole zeytin alanlarında, biyolojikmücadele ile birlikte, diğer yöntemlerin kullanılması halinde baskı altınaalınabilir. Bu bahçelerde kimyasal ilaçlar kullanılmadığından yararlı böcektürleri bakımından çok zengindir. Zeytin bahçesindeki flora ve faunayı iyiyöneterek, bahçedeki hastalık ve zararlılarla mücadelede yararlılarlazararlılar dengesini kurarak hastalık ve bazı zararlıların faydalılartarafından baskı altına tutulmasını sağlayabiliriz.

Özellikle doğal bitki örtüsünün mümkün olduğunca korunmasıda önemlidir.

Organik tarım yapılan zeytin bahçelerinde uygulanacakmücadele programlarında, öncelikle kültürel tedbirler, biyolojik mücadele,biyoteknik yöntemler, fiziksel ve mekanik mücadele yöntemleri kullanılır.

Organik zeytin bahçelerinde yabancı ot mücadelesi, toprakişleme yaparken, faydalı böceklerin barınma, çoğalma ve beslenmeleri dedüşünülerek buna göre bir toprak yönetimi uygulanması gerekir.

Önemli zeytin hastalıklarından korunmak için, kültürelönlemlere (budama, derin dikmeme gibi) önem verilmelidir. İlaç olarak, geneldegöztaşı, burada bulamacı gibi bakırlı ilaçlar kullanılmalıdır.

Fidan dikerken, zeytin dal kanseri, kök kanseri, virüshastalıkları gibi hastalıklarından arındırılmış fidanlar dikilmelidir. Budamaaletlerinin dezenfeksiyonuna da önem verilmelidir. Böylece zeytin dal kanserive virüs hastalıklarının yayılması engellenecektir.
13.1 Organik Zeytincilikte Zeytinde Zarar Yapan ÖnemliZararlılar İle Mücadele:

Zeytin bahçelerinde 1. Derece zarar yapan zararlılar zeytinsineği, zeytin güvesi, zeytin yara koşnili, zeytin kabuklu biti ve zeytinpamuklu bitidir.
13.1.1 Zeytin Sineği (Bactrocera Oleae) ile Mücadele:

Kışı toprakta pupa olarak geçirirler. Pupaları yazın meyvetutum döneminde toplanıp, öldürülmelidir. Domat çeşidi, erken hasat edilirse buzarardan korunulmuş olur.

Hasattan sonra ağaç üzerinde kalan zeytin danelerinde zeytinsineği kışlayabileceğinden, ağaç üzerinde zeytin tanesi bırakılmamalıdır.

Tuzaklarda zeytin sineği populasyonu kritik seviyede ise,sulamanın azaltılması gerekir. Budama, ağaçların iç kısımlarının hava ve ışıkalmasını sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
Biyoteknik Mücadele:

Ülkemizde ruhsatlı preparat olarak kullanılan Eco-trapisimli bir tuzak vardır. Bu tuzak kullanılarak etkili bir mücadele yapılabilir.Bu yöntemde populasyonun miktarı, kullanım alanı (5 ha), kullanma zamanı çokönemlidir. Populasyon yüksekse çoğu zaman iyi sonuç almak zordur. Kullanımalanı da mümkün olduğu kadar büyük olmalıdır. Bu tuzak kullanılmadan öncedoğadaki populasyon izlenmelidir.

Bunun için 2 tür tuzak vardır: Mcphail tipi besin tuzakları(içinde %2 diamonyum fosfat eriyiği olan tuzaklar) ve sarı, feromon kapsül bulunanherhangi bir şekilde takılan görsel, eşeysel tuzaklar.

Bir de İspanyol Olipe tuzağı kullanılır. 1-2’lik plastik petşişelerin üst kısmına, aynı hizada karşılıklı 4-5 mm çapında delikler açılır.İçine %2’lik diamonyum fosfat eriyiği konur. Bu tuzaklara sirke ve proteinhidrolizad da eklenebilir. Bu tuzak hem daha ekonomiktir hem de içindeki sıvıkarışımı kurak ortamlarda daha uzun süre buharlaşmadan kalabilir. Ancak bu türtuzaklarda zeytin sineği hareketli bir böcek olduğundan küçük alanlarda fazlabaşarı şansı yoktur. En iyi sonuç, zeytin sineğinin ilk dölünün takip edilerekpopulasyonun artmadan tuzaklamanın o bölgedeki tüm üreticilerle aynı zamandayapılması 2. Ve 3. Dölde tuzak sayısının arttırılması ile elde edilebilir.Deniz kıyılarında ve izole yerlerde yöntemin başarı şansı daha yüksektir.

Bu tuzaklar haziran ayı içinde bahçeye hektara 1 tane olacakşekilde asılır. Kış aylarında hava ılık geçtiyse tuzaklar asılır asılmazsinekler bu tuzağa yakalanırlar. Burada bireyin varlığı, sayının artmayabaşlaması önemlidir.

Organik zeytin üreticileri için önemli olan ikinci faktör dezeytin meyvesinin giderek irileşerek yağlanmaya başlamasıdır. Bu tuzaklar asılıncahaftada bir sayımlar, gözlemler yapılır. Tuzaklardaki yakalanma (track) sayısıartmaya başladığında, Ecotrap tuzaklar asılır.
Ecotrapların Bahçeye Asılması:

Belli yaş grubu, standart (orta) büyüklükteki ağaçlarda 2ağaca tuzak; değişik yaş grubu ve çok büyük ağaçlarda ise her ağaca 1 tuzakasılır. Bu tuzakları asarken ecotrapların dışı deltamethrin emdirildiğindenmutlaka eldiven kullanılmalıdır.

Tuzakların asılma yüksekliği ve yeri çok önemlidir. Tuzaklarağaçların dış dallarından birine, 1,5-2 m yüksekliğe, kalın dallara (uçsürgünle meyveye temas etmeyecek şekilde) asılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:

Zeytin sineğine karşı kullanılabilecek organik preparatlar,meyvelerin yumurta koyma olgunluğuna geldiği dönemde haftada 1-2 kez ağaçlarıngüneydoğu kısımlarındaki parlak, yağlanmaya başlamış, florasan sarısı renktekimeyvelerde, her zeytin bahçesi için 1000’er meyvede vuruk kontrolleri yapılır.Bu kontrollerde genelde sofralık çeşitlerdeki vuruklar (%1 vuruk) esas alınır.Zaten sofralık çeşitlerde arda kalanlar yağlık olarak değerlendirilir.

Bitkisel kökenli preparat olan NEEMAZAL-T/S ile 500 mlilaç/100 L su dozunda kaplama olarak uygulanır. Neemazal, uzaklaştırıcı,beslenme engelleyici, büyüme engelleyici etkiye sahiptir. İlaçlama akşamüzeri veyabulutlu havada yapılmalıdır. Eğer ilaçlamadan sonra yağmur yağarsatekrarlanması gerekir. Bu ilaçlamada ilaçlama yapılsa bile, tuzak kontrollerinedevam edilir. İlacın etki süresi dikkate alınarak, ilaçlamadan 7-14 gün sonratuzaklara gelen ergin sayısı ve vuruk durumu izlenerek, tuzaklardaki sineksayılarında bir artış görülürse veya meyvelerde yeni vuruk tespit edilirse,ilaçlama tekrarlanmalıdır.
13.1.2. Zeytin Güvesi (Prays Oleae) ile Mücadele:

Zeytin güvesi zararı, özellikle izole edilmiş zeytinalanlarında ve belirli mikroklimalarda, önceki yıllarda yoğun ilaçlamalarınyapıldığı ve doğal dengenin bozulduğu yerlerde daha fazla görülür.
Biyoteknolojik Mücadele:

Zeytin tomurcuklarının kabarmaya başladığı mart sonu nisanbaşlarında, ergin populasyonu kontrolü ve kitlesel tuzaklama amacı ile 3 zeytinağacına bir delta tipi eşeysel tuzak (kitlesel tuzaklama) asılarak bu zararlıile etkili bir mücadele yapılabilir.
Biyolojik Mücadele:

Ülkemizde yapılan çalışmalarda, zeytin güvesinin birçok doğal düşmanısaptanmıştır. Ancak bunlar yeterince etkili değildir.

Kimyasal mücadelesi yoktur.
13.1.3. Zeytin Koşnili (Saissetia Oleae) ile Mücadele:

Kuvvetli ağaçlarda daha az yaşama şansı vardır. Zayıf düşmüş ağaçlardakikuruyan dallar kesilmeli, ağaçların iç kısmı hava ve ışık alacak şekildebudanmalıdır. Toprak analiz sonucuna göre gübreleme yapılmalıdır.
Biyolojik Mücadele:

Doğal düşmanları, kimyasal mücadeleyapılmayan bahçelerde, zararlıyı baskı altında tutabilecek kadar fazla miktardabulunmaktadır. Ülkemizde saptanan doğal düşmanlar;

En çok rastlanan avcı böcekler: Chilocorus bipustulatus L. (Col.:Coccinellidae), Exochomus quadripustulatus L. (Col.: Coccinellidae), Symnusapetzi Muls. (Col.: Coccinellidae), Chrsoperla carnea (Steph) (Neur.: Chropidae)

En önemli parazitoitler: Scutellista cyanea Motsch. (Hym.:Pteromalidae), Metaphycus meteolus Timberlayt (Hym.: Encyrtidae), M.lounsburgi(Hym.: Encyrtidae) Çanakkale ve Balıkesir’de yapılan çalışmalarda, Metaphycusspp’nin ilaçlama yapılmayan bahçelerde zararlıyı baskı altına alabileceğisaptanmıştır.
Kimyasal İlaçlama:

Doğal düşmanların zararlıyı baskı altınaalamadığı, parazitlenmenin %50’nin altında olduğu yerlerde, kimyasal ilaçlamayapılabilir.

İlaçlama zamanı, aktif larva çıkışına göre belirlenir.Yumurtalardan aktif larva çıkışını belirlemek için, ilaçlama yapılacakbahçelerde, bahçeyi temsil edecek sayıda ağacın 4 ayrı tarafından 20-25 cmuzunluğundaki sürgünler üzerinde bulunan, o yıla ait yumurtalı dişiler kontroledilmelidir.

1. İlaçlama: Yumurtaların %50’sinin açıldığı devrede,

2. İlaçlama: Yumurtaların %90’ının açıldığı devrede yapılır.

Akdeniz Bölgesi’nde, kış ve yaz ilaçlamalarında, yazlıkyağlar 850 g/L EC 1250 mL’lik dozda; Ege Bölgesi’nde, kış ilaçlamalarında, yazlık yağlar 700 g/LEC 1.5 L’lik, yaz ilaçlamalarında ise 1250 mL’lik dozda; Marmara ve Karadeniz Bölgeleri’nde ise kış ve yazilaçlamalarında yazlık yağlar 700 g/L EC 1.5 L’lik dozda kullanılabilir.

13.1.4.Zeytin kabuklu Biti (Parlatoria Oleae) İle Mücadele:

Ağaçlardaki kuruyan dallar kesilmeli, ağaçların havalanması ve güneşlenmesi için budama ve aralama yapılmalıdır. Budama artıkları bahçeden toplanarak mutlaka yakılarak yok edilmelidir. Bulaşık ağaçlardan alınan sırıklar ve dayak temiz ağaçlarda kullanılmamalıdır. Toprak işleme, dengeli gübreleme ve sulama yapılmalı, fazla sudan kaçınılmalıdır.
Biyolojik Mücadele:

Doğal düşmanları, zararları populasyonunu sınırlayıcı öneme sahiptir. Özellikle ilk döle ait ergin dişi ve ikinci döle ait larvalar üzerinde oldukça etkilidir. Bu nedenle parazitlenme durumları saptanmalı, gerekiyorsa ilaçlı mücadeleye karar verilmelidir. Parazitlenme oranı düşük, zararlı yoğunluğu yüksek ise, ikinci döl ergin oranının %70-80’i bulduğu aylarda (ağustos) ilaçlama yapılmalıdır.
13.1.5. Zeytin Pamuklu Biti (Euphyllura Olivina Costa) İle Mücadele:

Ağaçlar daima sağlıklı tutulmalı, bol güneş ve hava alacak şekilde budanmalıdır.

Zeytin pamuklu biti genelde ilkbahar aylarının yağışlı geçtiği, nemli ve budama yapılmamış zeytinliklerde zeytinin çiçeklenme döneminde zararlı olmaktadır. Aynı dönemde zeytin güvesinin çiçek nesline karşı ilaçlama yapılmışsa bu zararlıyı hedefleyen ilaçlamaya gerek yoktur.
13.2. Organik Zeytincilikte Görülen Önemli Hastalıklar İle Mücadele:

Zeytin dal kanseri, zeytin halkalı leke hastalığı, zeytin meyve çürüklüğü, verticillium solgunluğu, armillaria kök çürüklüğüdür.
13.2.1. Zeytin Dal Kanseri (Pseudomonos Savastanoi) İle Mücadele:

Sık sık don olayı meydana gelen yerlere, taban suyu yüksek, killi topraklara zeytin dikilmemelidir. Fidan alınırken sertifikalı olmasına özen gösterilmelidir. Aşılama yapılacaksa, aşı kalemleri kanser bulaşık olmayan zeytinliklerden alınmalı, aşılamada kullanılacak aletler temiz olmalıdır. Kanserli ağaçlar sıcaklığın yüksek, yağışın olmadığı dönemde (temmuz-ağustos) budanmalı, budama ile oluşan yara yerlerinde %5’lik göztaşı sürülmelidir. Budama artıkları bahçeden uzaklaştırılarak, yakılmalıdır. Budama aletleri sık sık %10’luk sodyum hipoklorit (çamaşır suyu) çözeltisine batırılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:

Hasattan hemen sonra, don ve dolu zararında hemen sonra, ilkbahar yağmurları başlamadan önce ve sonbahar yağışlarından önce olmak üzere 4 defa ilaçlama yapılmalıdır. İlkbahar ilaçlamasında %1’lik, diğer ilaçlamalarda ise %2’lik bordo bulamacı kullanılmalıdır.
13.2.2. Zeytin Halkalı Leke (Spilocaea Oleaginea) Hastalığı:

Zeytin bahçeleri ağır, su tutan topraklarda, havasız ve nemli yerlerde kurulmamalıdır. Taban suyu yüksek arazilerde tesis edilen bahçelerde fazla suyun drene olabilmesi için drenaj kanalları açılmalıdır. Gübreleme, toprak analiz sonucuna göre yapılmalıdır. Damlama sulama tercih edilmelidir. Zeytin ağaçları yeterli ışık ve hava alabilecek şekilde budanmalı, kuru dal ve dalcıklar budanarak temizlenmelidir. Yere dökülen lekeli yapraklar toplanıp, yakılmalı veya sürülerek toprağa gömülmelidir.

Ege Bölgesi kıyıları, ilk ve sonbahar aylarında genelde yağışlı geçtiğinden hastalık kolay gelişir.
Kimyasal Mücadele:

Marmara Bölgesi’nde sonbahar sürgünleri görülmeden hemen önce 1.ilaçlama, çiçek somakları belirginleştikten sonra, çiçekler açmadan önce 2.ilaçlama yapılır.

Ege Bölgesi’nde ilkbahar sürgünleri görülmeden hemen önce 1.ilaçlama, çiçek somakları belirginleştikten sonra, çiçekler açmadan önce 2. İlaçlama yapılır.

Akdeniz Bölgesi’nde ise, hasattan sonra 1. İlaçlama, ilkbahar sürgünleri görülmeden hemen önce 2. ilaçlama, çiçek somakları belirginleştikten sonra, çiçekler açmadan önce yapılmalıdır.
13.2.3. Zeytin Meyvelerinde Çürüklük:

Zeytin meyvelerinde meydana gelen çürükler, iklimsel faktörlerden veya hastalık etmenlerinden dolayı olur. Öncelikle meydana gelen çürüklüğün hangi nedenden oluştuğuna karar verilmelidir.

Ağır ve su tutan topraklarda drenaj kanalları açılmalı, salma sulamadan kaçınılmalı, toprak ve yaprak analiz sonucuna göre gübreleme yapılmalıdır. Budamada iyi havalanma ve güneşlenme sağlayacak şekilde yapılmalı, geriye doğru kuruyan, üstünde hastalıklı sürgün ve mumya meyve taşıyan dallar budanmalıdır. Yere dökülen meyveler toprağa gömülmelidir.

Zeytin sineği bu hastalığın çıkışını arttıracağı için, zeytin sineği mücadelesi yapılmalıdır.
13.2.4. Zeytin Ağaçlarında Verticillium Solgunluğu:

Yeni tesis kuruluyorsa, sağlıklı üretim materyali ve fidan kullanılmalı, daha önce hastalığın görülmediği alanlarda zeytin bahçesi kurulmalıdır. Hastalığın konukçusu olan bitkilerin yetiştirildiği yerlerde yetiştiricilik yapılacaksa, bu topraklarda en az 2 yıl hastalığın konukçusu olmayan arpa, yulaf, buğday gibi tahıllar yetiştirildikten sonra zeytinlik kurulmalıdır. Toprak işleme mümkün olduğunca yapılmamalı, yapılacaksa mümkün olduğunca yüzeysel işlenmelidir. Gübreleme, toprak ve yaprak analiz sonucuna göre yapılmalı, aşırı azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır. Damla sulama yapılmalıdır.

 

Zeytin bahçelerinde hastalığın bulaşma ve taşınma riskini arttırdığı için ara tarım kesinlikle yapılmamalıdır.

Solgunluk ve kuruma belirtilerinin görüldüğü hastalıklı sürgün ve dallar, sağlam kısımdan itibaren budanmalı, budama sırasında kuruyan yapraklar toprakta enfeksiyon kaynağı olacağından yapraklar dökülmeden önce budama tamamlanmalıdır.

Hastalığın bulaşma ve taşınma riskini azaltmak için budama aletleri %10’luk çamaşır suyuna batırılıp dezenfekte edilmelidir.

Hastalık etmeninin topraktaki yoğunluğunu azaltmak için solarizasyon uygulanabilir.
Kimyasal Mücadele:

Hastalığın ilaçlı mücadelesi yoktur.
13.2.5. Armillaria Kök Çürüklüğü (Armillaria Mellea):

Organik zeytin bahçesi kurulacak arazi, ormanların tarım arazisi haline getirilmesi ile elde edilen bir alansa hemen bahçe kurulmamalı, toprak 2-3 yıl boş bırakılmalıdır. Bahçe kurarken fidanlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalı ve köklerde yara meydana getirecek uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Hastalık yeni başlamışsa, çürüyen kökler sağlam kısma kadar temizlenmeli, açık yaranın üzerine %5’lik bordo bulamacı, %2’lik göztaşı veya %5’lik karaboya ilaçlarından bir tanesi fırça ile sürülmeli, ilaç kuruduktan sonra üzerine aşı macunu sürülmelidir veya açık yaraların üzerine 750 g ardıç katranı + 250 g göztaşı karışımı sürülmelidir.

Kökler tamamen hasta ise, ağaçların üst kısmı kesilmeli, kökler sökülerek kendi çukurunda yakılmalı, bu çukurda kireç söndürülmeli, daha sonra üstü kapatılmalıdır. Sökülen ağaçların yerine 2-3 yıl herhangi bir meyve fidanı dikilmemelidir.

Hastalığın görüldüğü bahçelerde sağlam ağaçları koruyabilmek için sonbaharda veya ilkbaharda ağaçların taç izdüşümleri %5’lik karaboya veya %2’lik göztaşı ile m2‘ye 10 litre ilaçlı su gelecek şekilde sulanmalıdır.
14. Hasat – İşleme – Ambalajlama:

Organik yetiştiricilik yapılan zeytin bahçesinin çevresindeki alanlarda organik yetiştiricilik yapılmıyorsa, herhangi bir bulaşma riskine karşı bu alanların yanında olan 2-3 sıra ayrı hasat edilerek işlenmelidir.

İşleme sırasında organik zeytinlerle konvansiyonel olarak üretilen zeytinler ayrı yerlerde işlenmelidir. Organik zeytinlerin işlenmesi esnasında, Organik Tarım Yönetmeliği’nin Ek-2’inde belirtilen gıda bileşenleri kullanılır.

Elde edilen organik zeytinlerin satışı yapılırken muhakkak “Organik Zeytin” sertifikası olmalıdır. Zeytinler, organik tarım kurallarına göre üretilmiş olsalar dahi bu sertifika olmadan satışı yapılamaz.

Organik tarım müteşebbis sertifikasında kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun adı, kod numarası, adresi, sertifika no’su, müteşebbisin adı, adresi, ürünün adı ve özelliği, sertifikalandırma statüsü, sözleşme no’su, faaliyet şekli, sertifikanın sona eriş tarihi, sertifika onat tarihi ve yeri olmalıdır.

 

Bu belgeyle; üretilen zeytinlerin , 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve “Organik tarımın esasları ve uygulamasına ilişkin” Yönetmelik kapsamında üretildiği onaylanmaktadır.

Ürün sertifikasında ise; kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun adı, kod numarası, adresi, sertifika no’su, ürünün adı ve özelliği, sertifikalanma statüsü, ürün miktarı, hasat yılı, ürünün kaynağı, sözleşme no’su, fatura no’su ve tarihi, sevk irsaliye no’su ve tarihi, ambalaj tipi ve adedi, parti no’su ve kalibresi, G.T.İ.P. alıcı ülke, alıcı müteşebbisin adı ve adresi, gönderen ülke, gönderen müteşebbisin adı ve adresi, sertifika onay tarihi olmalıdır.

Bu belge ile de üretilen zeytinlerin, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve “Organik tarımın esasları ve uygulamasına ilişkin” Yönetmelik kapsamında üretildiği, … kotrol ve sertifikasyon kuruluşunca kontrol edilerek sertifikalandırıldığı belirtilmektedir.

Organik olarak üretilen zeytinler, sofralık zeytin veya zeytinyağı olarak işlenip ambalajlandıktan sonra üzerine organik ürün etiketi de yapıştırılarak satılmalıdır. Bu etiketlerde, ürünün adı ve sertifika statüsü ürünün hasat yılı, üretim tarihi, kime ait olduğu ve bu yönetmeliğe uygun olarak üretilmiş olduğu belirtilmeli, ürün içindeki maddeler, ağırlıklarının azalış düzenine göre liste halinde sıralanmalıdır.

Yurtiçinde pazarlanan organik zeytin ambalajlarının üzerinde Organik Tarım Yönetmeliği’nin Ek-3’ünde belirtilen şekilde “TC Organik Ürün Logosu” da kullanılmalıdır.

Organik Zeytin kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Zeytin Yetiştiriciliği

Ülkemiz zeytinin anavatandır. Dünyanın en önemli zeytinci ülkeleri arasında yer alan Türkiye dane zeytin üretimi bakımından dünyada 4.sırada yer almakla birlikte özellikle siyah zeytin üretiminde 1.sıradadır. Elde edilen ürünün yaklaşık %75’i yağlık, %25’i ise sofralık olarak değerlendirilmektedir. Zeytinyağı yüzyıllar boyunca lezzeti ve besleyici özelliklerinin yanı sıra tıbbi yönüyle de önemlidir.
İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
Zeytin entansif yetiştiriciliğe uygun olduğu gibi, diğer ürünlerin yetiştirilemediği besin maddelerince fakir ve sulama imkanı bulunmayan kıraç topraklarda da yetiştirilebilmektedir. Ilıman iklimden hoşlanan zeytin için kışın dayanabileceği en düşük sıcaklık -7oC olup bu derecenin altında don zararı artar. Yıllık yağış en az 400 mm olmalıdır. Zeytin genellikle kalkerli-kumlu, derin nemli ve besin maddelerince zengin toprakları sever. Toprak derinliği nem miktarının uygun olduğu yerlerde 75 cm, alttaki ana kayanın yekpare olduğu yerlerde en az 150 cm olmalıdır.

BAHÇE TESİSİ
 Zeytin yetiştiriciliğinde farklı şartlarda değişik dikim şekilleri uygulanabilir. Genellikle, düzgün ve köşeleri dik açılı yerlerde kare, ara ziraatı yapılan yerlerde dikdörtgen, geniş sahalarda birim alanda daha fazla ağaç dikmek için üçgen dikim şekilleri tercih edilir. Buna mukabil meyilli alanlarda toprak-su muhafaza tedbirleri alındıktan sonra kontur dikim uygulanır. Dikim öncesi iyi bir toprak işleme, gerekli ise drenaj ve tesviye işleri mutlaka yapılmalıdır. Zeytinlik tesisinde aşı veya çelik yöntemiyle yetiştirilmiş 2-3 yaşlı fidanlar kullanılmaktadır Dikimde fidanlara uygulanacak aralık ve mesafelerin tespitinde çeşit özelliği dikkate alınmalıdır. Küçük taç oluşturan Gemlik çeşidi 5 x 5 m aralık ve mesafe ile dikilebilir. Domat gibi büyük ve yaygın ağaç yapısına sahip çeşitlerde ise ileride bir sıkışıklığa sebep olmamak için aralık ve mesafeler daha geniş tutulmalıdır. Fidan dikiminde 80×80 cm’lik derinlikte açılan çukurlara dikim tahtası kullanılarak dikim yapılmalıdır. Dikim sonrası hastalık ve zararlılardan korunmak için kesim yerleri macunlanmalı, birkaç yıl bolca sulanmalı, yabancı ot mücadelesi yapılmalı, çanakta oluşan kaymak çapalanmalı, hastalık ve zararlılarla yoğun mücadele edilip ikinci veya üçüncü yıl hafif kesimle şekil verilmeye başlanmalıdır.
 TOPRAK İŞLEME
Hasat sonu kış yağmurlarının toprağa daha iyi işlemesi için sıra araları 5 soklu pullukla 20-25 cm. derinlikte işlenebilir. Ağır topraklar kumlu topraklara göre daha derin işlenmelidir. Orta ve ağır bünyeli topraklarda pulluğun aynı işleme derinliğinde sık sık kullanılması sonunda çizi tabanı denilen bir katman oluşur. Bu tabaka dip kazan aleti ile sürülmelidir veya sürüm derinliği değiştirilmelidir. İlkbaharda kazayağı, diskaro, kombine tırmık gibi aletlerle yüzeysel sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işlemenin çiçek tutumu başlangıcından birkaç hafta önce bitirilmiş olması gerekir. Yüzeysel toprak işleme, sulamadan sonra yüzeysel toprağın yapısını iyileştirmekte ve yabancı ot kontrolü sağlamaktadır.

GÜBRELEME
Zeytin ağacı gelişme başlangıcı ve çiçeklenme dönemi olan Mart-Mayıs ayları ile çekirdek sertleşmesi dönemi olan Temmuz aylarında daha fazla bitki besin maddesine ihtiyaç duyar. Zeytinliklerin Şubat-Mart aylarında ilkbahar yağmurlarından önce gübrelenmesi gerekmektedir. Azot, fosfor ve potasın hepsi birden verileceği gibi, fosfor ve potasın tümü ile, azotun ise 2/3’ü şubat-mart’ta 1/3’ü de meyve döneminde uygulanabilir.
SULAMA
Zeytin üretim alanlarımızın %75’i kır ve kır- taban gibi meyilli alanlarda olup %90’nı kuru şartlarda bulunmaktadır. Mümkün olan yerlerde zeytinleri sulamak, Zeytin yıl içersisindeki tüm gelişme dönemlerinde topraktaki nem eksikliğine göre çeşitli tepkiler gösterir. Bunları gidermek için ihtiyaç duyduğu dönemlerde sulamak gerekir. Sulamaya en çok ihtiyaç duyulan dönem çiçeklenme sonu ile meyvede renk dönüşümü aşamaları arasındaki dönemdir. Özellikle de çekirdek sertleşme döneminde zeytinin su ihtiyacı karşılanmalıdır. Bu dönemde sulama yapılırsa ürün miktarı ağırlıkça artarken, ürünün sofralık değeri de yükselir.
BUDAMA
Zeytin ağacının gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerine ait muhtelif safhalarında farklı budama sistemleri uygulanır. Bunlar şekil, mahsul ve gençleştirme budamaları olarak tanımlanabilirler. Şekil budaması; fidanın mümkün olduğu kadar kısa sürede şekillenip geliştirilerek meyveye yatmasını sağlamak için yapılır. Zeytinlere genellikle tek gövde ve 3-4 ana dallı olacak biçimde şekil verilir. Fidanlıklarda ve genç tesislerde; ilk yıl; çatıyı teşkil edecek ana dalları oluşturmaya yönelik seyreltmeler yapılır ve gövde üzerinden çıkan sürgünler ve ayrıca dipten çıkan kuvvetli dip sürgünleri temizlenir. Daha sonraki yıllarda tacın dengesini bozan birbirine yakın, üst üste binmiş gereksiz dallar uygun şekilde kesilir. Bu işlem yazın yapılabildiği gibi kışın da yapılabilir. Verimlilik devresindeki budamaya mahsul budaması denilmektedir. Amaç, tacın yaprak odun oranı açısından dengede tutulması suretiyle yeşil aksamın daha iyi havalanmasını, güneşlenmesini temin etmek ve bunun sonucunda verimliliğin devamını sağlamaktır. Mahsul budaması; her yıl yapıla-bildiği gibi iki yılda bir, verim yılı öncesinde de uygulanabilir. Budama ilkbaharda ve de soğuk tehlikesi yüksek olan yerlerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra yapılmalıdır. Bol su ve gübre bulan ağaçlar hafif bir şekilde budanmalıdır ki, aşırı kuvvetli sürgün teşekkül etmesin. Çünkü bu tip sürgünler genellikle verimsizliğe sebep olurlar. Suyun ve gübrenin yetersiz olduğu, hastalık ve zararlıların tesiriyle zayıf düşmüş ağaçlar daha sert bir şekilde budanmalıdır. Gençleştirme budaması; ana dal seviyesinde, gövde seviyesinde ve dipten olacak tarzda yapılabilir. Odunlaşmış, çıplaklaşarak uzamış ve sadece uç kısımlarında az miktarda ürün alınabilen ana dallara sahip ağaçlarda tacın yeniden şekillendirilmesi için bu ana dalların ortadan kaldırılması gerekir. Dallar gövdeye bağlandıkları noktanın 15-20 cm üzerinden kesilir. Bu kesim ya periyodik yapılır veya ana dalların hepsi tümden çıkartılırlar. Bu kesimlerde aşı yerine dikkat edilmelidir. Gövdeleri çürümüş ve içleri boşalmış yaşlı ağaçlar ancak dipten kesilerek gençleştirilebilir. Gençleştirmenin başarılı olabilmesi için kesim yerlerinin koruyucu bir madde ile kapatılması, gençleştirilen ağaçlara başta gübreleme olmak üzere gerekli kültürel tedbirlerin uygulanması, hayvan zararının ve erozyonun önlenmesi önemlidir. Çeşitli seviyelerde uygulanan gençleştirmelerde ilk yıl teşekkül eden sürgünlerin hepsinin gelişmesine müsaade edilmelidir. İkinci yıl bu sürgünlerin %50’si çıkartılır. Daha sonraki yıllarda iki veya üç ana dallı olarak ağaç tacı oluşturulur.
HASAT
Zeytin sofralık veya yağlık olarak değerlendirildiği için hasadı da farklı periyotlarda yapılmaktadır. Yeşil zeytin hasadı meyvelerin rengi sarımsı-yeşile döndüğünde yapılır. Dokusu sertliğini biraz yitirmiş ve meyve normal iriliğini almıştır. Hasat zamanı; iklim, çevre ve çeşide göre Eylül-Ekim aylarıdır. Zeytinler siyah olarak hasat edilecekse çeşide has olgunluk rengini alması beklenir. Fazla gecikme danede yumuşamaya neden olur. Hasat genellikle Kasım-Aralık aylarında yapılır. Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında, yağ oranının en yüksek seviyeye çıktığı zaman toplanır. Kabuğun etten kolay ayrılması, parmak arasında sıkıldığında meyvenin çekirdeğinin kolayca ayrılması ve sap çukurundan meyve suyunun çıkması hasat zamanının pratikteki göstergeleridir. Mevsim durumuna göre yağış, fırtına, soğuk ve don zararı söz konusu ise ve ayrıca zeytin sineği zararı varsa erken hasat yapılabilir. Meyvemsi bir tat isteniyor ise yine erken hasat söz konusudur.. Hasat yöntemleri; 1. Ağaçtan düşürme-yerden toplama 2- Doğrudan ağaç üzerinden elle veya bazı yardımcı aletlerle toplama şeklindedir. Ürün kalitesi yönünden en iyi hasat şekli ürünün sıyrılmasıdır. Sırıkla yapılan hasatta dalların ve filizlerin kırılması, kanserli bölgelerde bulaşma ve müteakip yılın ürünün zarar görmesi gibi olumsuzluklar söz konusudur. Eğer zorunlu olarak sırık kullanılacaksa sırık üzerine bez veya benzeri malzeme sarılmalıdır. Vuruş şekli içten dışa doğru olmalıdır. Zeytinler sepete, torbaya veya sergi üzerine yere sıyrılabilir.  

Zeytin kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın